Hukuk Kliniği Sertifika Töreni

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerinin 6284 sayılı Kanuna yönelik Hukuk Kliniği uygulamalarında bulunmalarına dair 06.07.2015 tarihinde imzalanan Protokol gereğince Klinik uygulamalarında bulunan öğrencilere 23.12.2015 tarihinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde düzenlenen törenle sertifikaları verildi.

Törene Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Alpaslan AZAPAĞASI, Daire Başkanı Jale YILMAZ, Tetkik Hakimi Zuhal Tokar GÜNEŞ, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Arzu OĞUZ, öğretim üyesi Prof.Dr Gülriz UYGUR, Aile ve Sosyal Politikaları Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mustafa Çadır, Ankara Barosu Gelincik Merkezinden rehber Av.Aslı Koçak Arıkan, Ar. görevlileri ve öğrenciler katılmıştır.

Törenin açılış konuşmasını yapan Prof.Dr Güriz Uygur; “Hukuk Kliniklerinin hukuk öğretisinde çok önemli bir yere sahip olduğunu, öğrencilerin motivasyonunu artırdığını , özellikle de öğrencilere yargı etiğini öğrettiğini ve erdemli birer hukukçu olarak yetiştirilmelerinde büyük katkı sağladığına vurgu yapmıştır. Hem öğrenciler hemde dezavantajlı grupların yapılan çalışmalar sonucu büyük memnuniyet duyduğunu” belirterek bu sonucun elde edilmesinde büyük katkısı olan ve hiçbir desteğini esirgemeyen Adalet Bakanlığına sonsuz teşekkürlerini dile getirmiştir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünden katılan Daire Başkanı Mustafa Çadır; “aile içi şiddetle mücadele de kurumlar arası dayanışmanın önemine vurgu yaparak, bu doğrultuda Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Ankara Barosu ve Ankara Üniversitesi arasında, öğrencilerin aile içi şiddetle mücadelede klinik hukuk uygulamalarında bulunmalarına yönelik protokolün, güzel bir işbirliği örneği olduğunu” ifade etmiştir.

Törende konuşma yapan Strateji Geliştirme Başkanı Alparslan AZAPAĞASI, “adalet alanında bugüne kadar pek çok müessese oluşturulduğunu ve reform yapıldığını, bu alandaki sorunun insan kaynaklarına dayandığını, Adalet Bakanlığının yapmış olduğu reformların ve çalışmaların insan odaklı olduğunu, gündeminde kadınlar, çocuklar ve engelliler gibi dezavantajlı grupların yer aldığını, Strateji Geliştirme Başkanlığının en önemli faaliyetlerinden birini yargı reformu konusundaki çalışmaların oluşturduğunu, hukuk fakültelerinde Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana hemen hemen aynı müfredatın uygulandığını, uygulama ile müfredat arasında kopukluk olduğunu, öğrencilerin pratik çalışma yapma imkanı bulamadığını, Yargı Reformu Stratejisi Belgesinde de yer verilen Hukuk Klinikleri sayesinde öğrencilerin pratik çalışma yaparak karşısındaki kişi ile empati kurma imkanı bulduğunu, bu nedenle klinik öğrencilerinin şanslı ve ayrıcalıklı öğrenciler olduğunu, ekmek ve su ihtiyacı gibi adaletin de toplum için bir ihtiyaç olduğunu, toplumun adalete erişim ihtiyacını karşılaması için tüm hukukçuların sorumlu olduğunu” dile getirmiştir.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Arzu OĞUZ “Hukuk Kliniklerinin tarihçesinden kısaca bahsederek, tıp fakültesi öğrencilerinin, fakülte yıllarında öğrendikleri bilgileri klinikle uygulayarak pekiştirdiklerini, faydalı bir yöntem olması sebebiyle dünyanın pek çok ülkesinde hukuk fakültelerinde uygulanmaya başlandığını, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde hukuk klinikleri adı altında pek çok konuda klinik dersleri verildiğini, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Ankara Barosu ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi arasında yapılan protokol doğrultusunda öğrencilerin ev içi şiddet konusunda adliyeler ve Ankara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda uygulamalarda bulunduğunu ve ayrıca olumlu tepkiler aldıklarını” belirterek emeği geçen herkese teşekkür etmiştir.

Toplantıda Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yapılan 7 farklı hukuk kliniği çalışması hakkında sorumlu öğretim görevlileri ve öğrenciler tarafından bilgi verilmiştir. Yapılan konuşmalar ardından öğrencilere katılım belgeleri taktim edilmiştir.


Ev-İçi Şiddet Hukuk Kliniği >>

İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun hakkında bilgilendirme çalışması yapılıp, kadına yönelik şiddet ve ev-içi şiddeti önleme bakımından bunların önemi üzerinde duruldu. Kanun hakkında uygulamayla ilgili bilgi sahibi olmak için Aile Mahkemesi Uzmanı, Aile Mahkemesi Hâkimi ve ev-içi şiddet üzerine çalışan avukat ders kapsamında gelip bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu. Aile Mahkemesi Uzmanı şiddet mağduruyla görüşme teknikleri dersini verdi. Ankara Barosu Gelincik Merkezinde toplantı düzenlenerek, Gelinci Merkezinin kadına yönelik şiddet ve ev-içi şiddeti önlemedeki rolü anlatıldı. Bu bilgilendirmelerle beraber şiddete uğrayan kadınlara empati kurma amacıyla ilgili edebiyat eserleri okunuldu. Daha sonra uygulamaya yönelik çalışmalar yapıldı. Bunlardan bir kısmı Gelincik merkezinde yapılırken, diğer kısmı da Ankara Adliyesinde kurulan aile içi şiddetle ilgili stantlarda yer alınarak 6284 sayılı Kanun hakkında dileyen kişilere bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Kliniğe katılan öğrenciler kadına yönelik şiddet ve ev-içi şiddetin anlamını, hukuki yolla nasıl mücadele edeceklerini ve şiddet mağdurlarını nasıl anlayıp, şiddet uygulayanla nasıl görüşeceklerini öğrendiler.

Hapishaneler Hukuk Kliniği >>

Öncelikle hapishaneleri ve hapishanelerde tutuklu ve mahkumları anlamak için bilgilenme çalışmaları yapıldı. Bunun için edebiyat eserleri ve ilgili düşünürlerin eserleri okunuldu. Ardından hapishaneler hakkında bilgi almak için ilgili sivil toplum kuruluşları derse katılarak bilgilendirme yaptılar. Bunun ardından Sincan Kadın Cezaevine haftada iki kez olmak üzere toplam dokuz kez gidildi. Bu çalışmada herbir öğrenci en az iki tutuklu veya mahkûmla görüşerek, ihtiyaç duydukları hukuki bilgiyi edinmelerine yardımcı oldular. Cezaevi programının ikinci kısmında da tutuklu ve mahkûmlara yönelik toplam 12 saatlik “Temel Hukuk Bilgileri” dersi verilip, ardından bu derse katılanlara Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortak imzalı katılım belgesi verildi. Kliniğe katılan öğrencilerin ortak paylaştıkları şey, cezaevlerinde insanı görmeyi öğrendikleriydi.

Engelliler Hukuk Kliniği >>

Engellilerin toplum içinde yaşadıkları, insanlarla ve çevreyle ilişki içerisinde oldukları vurgulandı. Engellilerle ilgili hukuki düzenlemeler ve çevresel birtakım değişiklikler yapılmasına rağmen, ‘insan olma’ özelliklerinin göz ardı edildiğini vurgulan çalışma yapıldı. Bu sorunlardan bahsedildikten sonra, engelliler hukuk kliniğinde engellinin kişi olduğu, insan olduğu unutulmadan karşılık bulması gerektiği söylendi. İnsan olmanın engelli olmadan önce geldiğinin klinik dersleri çerçevesinde işlendi. Engellinin hukuk ve diğer ihtiyaçların yanında asıl önemli olan ‘toplumda kabul görme’ ihtiyacının önemi örnekler üzerinden işlendi.

Mülteciler Hukuk Kliniği >>

Yakın zamanda çok fazla savaşın yaşandığı öncelikle belirtilerek bunun sonucunda birçok insanın mülteci olmak zorunda kaldığı vurgulandı. Mülteciler ile ilgili hukuki düzenlemeleri öğrenmenin yanında, özellikle Türkiye’nin birçok mülteciye ev sahipliği yaptı ve bu yüzden bu konuya daha detaylı ilgi gösterilmesi gerektiği belirtildi. Mültecilerin bir ülkeye yük değil, önce insan olarak görülmesi gerektiği bilgisi klinik dersleri çerçevesinde öğretildi. Suriyeli mültecilerin ise aslında hukuki anlamda ‘mülteci’ değil, anlaşmalar çerçevesinde ‘kısıtlı mülteci’ oldukları klinik dersleri çerçevesinde öğrenildi. Mültecilerin pratikte ne gibi problemlerle karşılaştığı, bu konuda nelerin yapılabileceği derslerde tartışıldı.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hukuk Kliniği >>

Türkiye’de böyle bir başvuru yolunun açılmış olmasının önemi ve bunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmadan önce iç hukuk yollarını tüketilmesi bakımından önemli bir gelişme olduğu söylendi. Kişiler bir hak ihlaliyle karşılaştığında Anayasa Mahkemesine nasıl başvuracağı, izlenecek prosedürlerin neler olduğu gibi konuların derslerde öğrencilere öğretildiği söylendi. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi ziyaret edildi. Böylece, öğretilenlerin somutlaştırılması çabası ortaya konuldu. Yine derslerde, kişilerin hak sahibi insanlar olduğu, tek bir kişinin değerli olduğu ve bunun farkında olmanın önemi üzerinde duruldu.

Türkiye'de İşçi Olmak Hukuk Kliniği >>

Türkiye’de işçi sorunlarıyla ilgili hiç konu sıkıntısı yaşanmadığı belirtildi. Bu senenin konusunun ise ‘mevsimlik tarım işçileri’ olduğu söylendi. Mevsimlik tarım işçilerinin ülke içerisinde de olsa 10-12 saat uzaklıkta şehirlere çalışmaya gittiği, çok kötü koşullarda yaşamak zorunda kaldıkları işlendi. İşçilerin üretimde yer alan girdi olmaktan ziyade, insan oldukları, bir hayata sahip oldukları, bu hayatı ancak toplu halde ölerek kaybettikleri zaman haber konusu yapılması eleştirildi. Klinik derslerinde bu sorunların farkındalığı ve nasıl çözümler üretilebileceği tartışılarak öğrenildi.

Fikri Haklar Hukuk Kliniği >>

Doğrudan mağdurlarla temasa geçilmediği, uygulamaya yönelik uygulamalardan çok teorik çalışmalar yapıldığı belirtildi. Çalışmalar teorik olmasına rağmen, internetten indirilen bir müzik eserinde dahi bir fikri hakkın olduğu öğretildi. Fikri haklar konusunda çok fazla sorunun sorulduğu, ancak insanların bu konuda diğer haklara göre çok daha az bilgi sahibi olduğu tespit edildi. Bu nedenle fikri haklar ile ilgili, geniş içerikli ‘sıkça sorulan sorular’ hazırlandı ve önümüzdeki dönemde bunun tamamlanacağı kararlaştırıldı.

Cumhurbaşkanlığı
Cumhurbaşkanlığı
TBMM
TBMM
Adalet Bakanlığı
Adalet Bakanlığı
Anayasa Mahkemesi
Anayasa Mahkemesi
Yargıtay
Yargıtay
Danıştay
Danıştay
Türkiye
HSYK
e-posta
AİHM
e-posta
Maliye Bakanlığı
Resmi Gazete
Resmi Gazete
UYAP
UYAP / Portal
Türkiye
e-devlet
e-posta
Personel
e-posta
İntranet
İntranet
Bimer
Bimer
Bilgi Edinme
Bilgi Edinme
Resmi Gazete
CPT
Resmi Gazete
Kalkınma Bakanlığı
T.C. Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır.